Birkan Sokullu aşkı yorumladı

“Küçük Sırlar”ın Demir’i Birkan Sokullu, hem dizide hem de gerçek hayatta aşık. Aslı Enver’le ilişkisinden önce aşkı ‘virüs’e benzeten genç oyuncu, artık “Aşk ilaç gibi” diyor.

-

Nasıl gidiyor “Küçük Sırlar”ın çekimleri?

- Gayet güzel. Uzun süredir birlikte olduğumuzdan rahat çalışıyoruz. Oyuncular ve teknik ekip birbirini iyi tamamlıyor, bu sayede çekimler daha verimli oluyor.

Dizinin yayın günü yine değişti. Sık sık değişen yayın günleri, sizi nasıl etkiliyor?

- Yayın gününün değişmesi, oyuncuları çok fazla ilgilendiren bir konu değil. Diziyi, seyircilerin daha rahat izleyebileceği günlerde yayınlıyorlar.

Kız arkadaşınız Aslı Enver de sevilen bir gençlik dizisinde; “Kavak Yelleri”nde rol alıyor. Onun dizisini izliyor musunuz? Birbirinizi eleştirdiğiniz oluyor mu?

- Vakit buldukça izliyorum. Aynı işi yapıyor ve aynı dili konuşuyor olmak çok güzel. Biz de zaman zaman fikir alışverişi yapıyoruz.
Birlikteliğiniz nasıl gidiyor?

- Her şey yolunda.

İkiniz de ünlüsünüz, gördüğünüz ilgiden rahatsız hissettiğiniz oluyor mu?

- Biz, ünlü olma meselesini çok fazla kafaya takan tipler değiliz. İnsanların yaptığımız işten dolayı bizi sevmesi, ilgi göstermesi güzel şeyler. Biz de kimseyi kırmamaya özen gösteriyoruz.

Yoğun bir tempoda çalışırken, birbirinize nasıl zaman ayırıyorsunuz?

- Çalışmadığımız zamanların çoğunu birbirimize ayırıyoruz.

“Aşkı psikolojik bir rahatsızlık, virüs gibi görüyorum” demişsiniz. Peki yaşadığınız ilişkiyi nasıl tanımlıyorsunuz?

- Herkesin, zaman içinde yaşadıklarından edindiği tecrübelerle durumlara bakış açısı değişebiliyor. Benim için de o zaman virüs olan aşk, şu anda ilaç gibi…

Bir de “Küçük Sırlar”ın çekimleri nedeniyle çok yoğun olduğunuzu ve aşk gelse bile geri çevirebileceğinizi söylemişsiniz. Ama aşk sizi aniden yakaladı ve bırakmadı…

- O dönem bu sözleri söylerken samimiydim. Böyle güzel bir şeyin yaşanma ihtimalinin de çok düşük olduğunu düşünürdüm. Ama hayat fazla planlanmaya gelmiyor işte. Artık ben de büyük konuşmamaya karar verdim!

“Küçük Sırlar”dan önce de dizilerde rol alıyordunuz, bundan sonrası için nasıl bir yol çizdiniz kendinize?

- Oyunculuğa başladığım günden beri doğru projelerde yer almaya özen gösteriyorum. “Küçük Sırlar” gibi başarılı ve sevilen bir işin içinde olduğum için de çok mutluyum. Bundan sonra da oyunculuk kariyerimi bu doğrultuda devam ettireceğim ve inandığım projelerin içinde olmaya özen göstereceğim.

Bu yaz tatile gidecek misiniz? Tatil planı yaptınız mı?

- “Küçük Sırlar” yaz boyunca ekranda olacağı için bu yıl bir tatil planı yapmadım. Kısa süreli, plansız şekilde gelişen tatillerim oluyor. Kendimi dinlendirdiğim zaman işimi de özlüyorum ve daha verimli hale geliyorum. Eğer uzun bir ara çalışmazsam, bir Avrupa turu yapmayı çok istiyorum.

İyi bir tatili nasıl tanımlarsınız?

- Benim iyi bir tatil yapabilmem için öncelikle sorumluluklarımı yerine getirmiş olmam gerekiyor. Geride yarım bırakılmış bir işim olmamalı ki, kafam rahat olsun. Tatilde belli bir yere bağlı kalmayı sevmediğim için daha çok yolculuk yapıyorum. Ne kadar yeni yer keşfedersem, benim için o kadar iyi bir tatil oluyor. Her sene mutlaka tatil yapmaya çalışıyorum. Aksi takdirde çok mutsuz olabilirim.

Yeni projeleriniz var mı?

- Evet, bir sinema filmi projesine dâhil oldum. Senaryosunu okurken çok beğendim ve samimi buldum. İzleyenlerin de mutlaka kendi hayatlarından kesitler bulacağı bir hikâye. Çekimlerin başlamasını sabırsızlıkla bekliyorum.

DEMİR, SU’YA KAVUŞTU SEYİRCİ RAHATLADI

Su ve Demir sonunda kavuştu. Onların bir araya gelmesine seyirciler ne tepki verdi?

- Su ve Demir, dizi başladığı günden beri birlikte olması beklenen, fakat yaşadıkları olaylar yüzünden bir türlü kavuşamayan karakterler. Dizi izleyicileri normalde kavuşulmayan aşkları sever. Fakat Su ve Demir’in sonunda sevgili olmaları, onları da rahatlattı. En azından benim sokakta aldığım tepkiler bu yönde.

Acun sanal alemi yorumladı

Acun Ilıcalı, NTV ekranlarında yer alan ve Burcu Esmersoy’un sunduğu ‘Yaz Gecesi’ adlı sohbet programının konuğu oldu.

Yeni projesi ‘O ses Türkiye’nin formatını nasıl aldığını anlattı. Ilıcalı sosyal medya siteleriyle arasının iyi olmadığını söyledi, Ekşi Sözlük’e de ateş püskürdü.

-

Çok sesliliğe karşı olmadığını söyleyen Ilıcalı, “Ama mesela sokakta kalkıp da senin karşında iki kelimeyi bir araya getiremeyecek ya da en ufak bir şekilde ‘gak’ diyemeyecek insanların bir klavye bulup oralarda vahşileşmesini kabul etmiyorum. ” dedi. Ilıcalı şöyle konuştu: “Saygı denen bir olay vardır, bu kelime çok önemli. Saygıyı kaybetmediğiniz sürece her insan hakkında her eleştiriyi yapabilirsiniz. Saygıyı kaybedip de klavye buldum ben onun hakkında bunu diyeyime girerseiş orda yeri geldiğinde insanların haddini de bildiririm ben. Biz burda ciddi bir emek sarfediyoruz. İnsanlar takdir eder-etmez, beğenir-beğenmez, seyreder-seyretmez buna saygım her zaman sonsuz. Benim programımın beğenilmek zorunda olduğunu hiçbir zaman iddia etmedim ama burada kalkıpta ‘lan Acun’ diye konuşmaya başlayan bir adam gerekli muameleyi görmelidir. Ben annem ve babamdan saygılı olmayı, emeğe saygıyı insanlara zanda bulunmamayı öğrendim. İpini koparmış birinin klavye üzerinde canbazlık yapmasına karşı geliyorum tabii ki. Bu konuda da hürriyetin kısıtlanmasından yanayım. Saygı çerçevesinde olmasından yanayım.

Ilıcalı, Esmersoy’un “Bir röportajında programdan sonra şöyle bir göz gezdirim kalabalık durumdan ertesi gün raytinglerinin de nasıl olacağına bakarım demiştin. ” sözleri üzerine de “Ben onu Ekşi Sözlük için söyledim. Laf sokmak için değil. Ekşi Sözlük’te değerli insanlar da vardır. Okuduğum zaman hakikaten beğendiğim yorumlar da oluyor bazen, ama abuk-subuk, saygısız, seviyesiz yazılar da oluyor. ” dedi

“RUH HASTALARI DA VAR, DÜZGÜN OLANLARI DA”

Ilıcalı şöyle devam etti: “Genel olarak baktığımda zaman sevimli bulmuyorum. Zaten konu başlıklarına baktığınız zaman genel ruhaniyetin ya da maneviyetin yerlerde olduğunu görüyorsunuz. Ama onun içinde de değerli insanlar var yorumları var. Biz her sabah 10: 00′da rayting alıyoruz, o zamana kadar tahminlerde bulunuyoruz. Ben onu onları aşağılamak için söylemedim, onlar öyle zannettiler. Olay şu; kaç entry girerse yarınki tahmin. Kötü anlamda söylemedim ama bazıları kompleks yaptı. Aralarında hakikaten ruh hastaları var, hafif sapık olanları var, deli olanları var ama iyi niyetli olanları düzgün olanları da var. O yüzden genelleyipte bir yargıda bulunmak istemiyorum. İnşallah aralarındaki garip tiplerde temizlenir. ”

“Twitter’a bakış açım farklı, Twitter halkın sesi gibi geliyor. Daha geniş bir yelpaze var. Orada insanların bir şey söylemesi yine saygı çerçevesinde, aynı görüşe sahip bir grup olmadığı için, sürekli aynı açıdan bakmadıkalrı için bir çoğu söylenenlere daha çok değer veriyorum. Arada bakıyorum da yani. Ama şimdi benim rahmetli anneme küfreden de çıkıyor Twitter’da. Oluyor adam bakıyor bu adamın parası var diyor, bende para yok diyor benim anneme küfrediyor mesela. O durumlar ben yeni sisteme başladım, direkt dava açıyorum hepsine. Çok net bir çözüm. Karşı tafı da bir anda ‘yanlış anladınız, ben özür dilerim, ben yazmadım’ gibi çok değişik bir moda giriyor. Amacım insanlara zarar vermek değil ama değerlerimde bir sıkıntı yaşadığımda gözüm kararır, gerekli cevabı veririm. ”

‘O ses’ bütün Hollanda’nın izlediği bir programdı. Programı izledim ve formata aşık oldum. Hollandalıları aradım ‘Ben bu formatı istiyorum’ dedim. Onlarda ‘Başka birileriyle temas halindeyiz, görüşüyoruz. Sizin bir özelliğiniz var mı?’ dediler. Orda çok kamikaze bir hareket yaptım. ‘Telefonu kapatalım, Türkiye’den rastgele bir telefon numarası çevirip beni sorun’ dedim. Yarım saat sonra beni aradılar.

Murat Boz’un romantik kahvaltısı

Yakışıklı popçu Murat Boz ile uzun süredir aşk yaşadığı sevgilisi Eliz Sakuçoğlu’nun Bodrum tatili önceki gün sona erdi.

24 Temmuz’daki Kuruçeşme Arena konseri öncesinde moral depolayan Boz; İstanbul’a dönmeden önce Türkbükü’ndeki Divan Palmira Otel’de kahvaltı yaparken objektiflere yakalandı.

Atiye Cesme Küba Çeşmede

Küba Cesme Beach Club ”Atiye” ile muhtesem bir acılıs yapıyor.

Bu yaz Çeşmede eğlencenye damgasını vurmaya kararlı  olan Küba Bar Cesme ve Küba Bar Marina son hızla eğlendirmek ve Çeşme Marinada nefis yemekleri ve ortamı ile müşterilerine harika zaman geçirtmek için tamamen hazır.Atiye ve daha sonra bir çok süpriz isim ile Gerek Dalyanköy de Kuba Beach partileri gerekse Çeşme marinadaki tek geç saatlere kadar açık klub/bar restorant konsepti ile Çeşme marinada Misafirlerine güzel ve kaliteli bir ortamda ağırlamak üzere hazır

Rafet ve Tuğba kızlarıyla tatilde

SU ve Şevval adında iki kızları olan Tuğba Altıntop ile Rafet El Roman, evliliklerini 2003 yılında noktalamış, boşandıktan sonra da uzun bir süre polemikleriyle gündemi meşgul etmişti. Çift, çocuklarının velayetini alabilmek için yaşadıkları tatsızlıklara sonunda nokta koydu. Geçtiğimiz cuma akşamı Kıbrıs’taki Port Cratos’ta sahneye çıkan Rafet El Roman, eski eşiyle geçmişte yaşadığı tüm olumsuzlukların üzerine sünger çektiğini söyledi. Roman, dün de Altıntop’la Bodrum’da görüntülendi.

Rafet El Roman’ın bir süredir ilişki yaşadığı Ceren Kaplakarslan ile ayrılık kararı aldığı öne sürüldü. Kaplakarslan’ın babası Atilla Kaplakarslan da iddiayı doğruladı: “Rafet’in kızımla beraberliği bitmiştir. Rafet, bir daha kızımla aynı fotoğraf karesinde yer almayacaktır. Ben başından beri bu beraberliğe karşıydım ama yine de kararı kızıma bırakmıştım. Kendisi sonunda benim ne kadar haklı olduğumu gördü ve ilişkisini bitirdi.”

Beren yerine Pamela!

Beren Saat’in rol aldığı reklamlarda bundan böyle Pamela Anderson oynayacak.

Beren Saat reklamlarında oynadığı bir firma yeni reklam yüzü olarak Pamela Anderson’u seçti..

Kampanya için çekilen reklamın ilk duyurusunu Twitter’dan yapan Pamela Anderson, Şubat ayında İstanbul’a geleceğini belirtti. Twitter ve Facebook’tan paylaştığı duyuruya Türklerin espri anlayışının çok hoşuna gittiğini ekleyen Anderson, hayvan hakları konusunda da Türklerin duruşunu beğendiğini ve bu konuda Türkiye’den destek görmenin kendini mutlu ettiğini söyledi.

Messi’yi havalimanında karşılayacak

‘PANPİŞ’ fotoğraflarıyla internette fenomen olan Hilal Cebeci, sabaha karşı Beyoğlu’nda görüntülendi.

Barcelonalı futbolcu Messi’nin Türkiye’ye geleceğini öğrenen şarkıcı, ilginç açıklamalarda bulundu: Onu havalimanında karşılayacağım. Benimle çıkmak isterse kabul ederim. Evlenmek isterse hem Müslüman hem de sünnet olmalı. Yoksa kabul etmem.

Angelina yönetmen koltuğunda

Ünlü aktris Angelina Jolie’nin yönetmen koltuğuna oturduğu ‘In the Land of Blood and Honey’ (Kan ve Bal Ülkesinde) adlı film Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’da vizyona girdi.

Bosna savaşı sırasında Boşnak kız Ayla’nın, savaş öncesinde aşk yaşadığı Sırp asker Daniyel’in başında bulunduğu toplama kampına düşmesinin ardından yaşananların anlatıldığı filmin resmi galası Şubat 2012′de Saraybosna’da yapılacak. Filmin oyuncularından Zana Maryanoviç, ‘Angelina Jolie, Saraybosna’ya bütün ailesiyle gelecek.

Meme kanserine dikkat çekti

Etiler’de görüntülenen Burcu Esmersoy, son dönemde birçok ünlü ismin yakalandığı meme kanserine dikkat çekti.

Kozmetik firması AVON tarafından başlatılan ‘Pembe Ajanda’ kampanyasına destek veren Esmersoy, ‘Ailemden ve yakın çevremden çok kişi bu illete yakalandı. Hemcinslerime kontrollerini aksatmamalarını öneriyorum’ diye konuştu